
Bir yıl daha mübarek Ramazan ayına kavuşmanın sevincini ve huzurunu hep birlikte yaşıyoruz. Ömür takvimimizden bir yıl daha eksilirken, Rabbimizin bizlere yeniden Ramazan’a ulaşmayı nasip etmesi aslında en büyük nimetlerden biridir.
Çünkü Ramazan’a erişmek, sadece bir ayı görmek değil; rahmete, mağfirete ve manevi arınmaya yeniden davet edilmektir.
Hayatın koşuşturması içinde çoğu zaman fark edemediğimiz manevi boşluklarımız, Ramazan ayı yaklaştıkça yerini tatlı bir heyecana bırakır. Kalpler yumuşar, kırgınlıklar anlamını yitirir, paylaşma duygusu güçlenir. Ramazan; sadece aç kalmak değil, gönlü doyurmak, nefsi terbiye etmek ve insan olmanın hakikatini yeniden hatırlamaktır.
Bu Çarşamba günü ilk teravih namazını eda edeceğiz. Camilerimizin minarelerinden yükselen salavatlar, saf tutan müminlerin dualarıyla buluşacak. Uzun zamandır beklenen o manevi atmosfer yeniden hayat bulacak. Çarşamba’yı Perşembe’ye bağlayan gece ise ilk sahura kalkacağız. Sahur vakti; sessizliğin içinde yapılan duaların, samimiyetin ve teslimiyetin en güzel anlarından biridir.
Belki de insanın Rabbine en yakın olduğu zaman dilimlerinden biridir sahur.
Ramazan bizlere sabrı öğretir. Açlığın ne olduğunu anlamayı, nimetlerin kıymetini bilmeyi, paylaşmanın huzurunu yaşamayı hatırlatır. Sofralarımız sadeleşirken gönüllerimiz zenginleşir. Bir hurma, bir yudum su bile şükür sebebi olur. İşte Ramazan’ın en büyük hikmeti de burada saklıdır; az ile yetinmeyi öğrenmek ve çok şükretmeyi hatırlamak.
Bu mübarek ay, aynı zamanda kırgınlıkların son bulması için büyük bir fırsattır. Belki uzun zamandır konuşmadığımız bir dostu aramak, gönlünü kırdığımız birinden helallik istemek, bir yetimin başını okşamak ya da ihtiyaç sahibinin kapısını çalmak… Ramazan, insanın sadece kendisi için değil, başkaları için de yaşaması gerektiğini hatırlatır.
Unutmamalıyız ki Ramazan, sadece gündüzleri tutulan oruçtan ibaret değildir. Dilimizi kırıcı sözlerden, kalbimizi kötü niyetlerden, gözümüzü haramdan korumak da orucun bir parçasıdır. Asıl oruç; kalbin orucu, gönlün arınmasıdır. Çünkü Ramazan, insanı değiştirmek için gelen bir misafirdir. Önemli olan bu misafiri güzel karşılayıp uğurlarken daha iyi bir insan olabilmektir.
Rabbim bizleri Ramazan’ın rahmetinden hakkıyla istifade eden kullarından eylesin. Teravihlerde edilen duaları kabul, sahur sofralarını bereketli, iftar vakitlerini huzurlu kılsın. Bu mübarek ayın; hanelerimize sağlık, gönüllerimize ferahlık, ülkemize birlik ve beraberlik getirmesini nasip etsin.
Bir Ramazan’a daha kavuşmanın şükrüyle… Hoş geldin ya Şehr-i Ramazan.
