

CUMHURİET KADINLARI DERNEĞİ GENEL BAŞKANI PROF. DR. TÜLİN ÖYGÜR
NATO’nun 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapacağı zirveye karşı duruşumuzu basın açıklamasıyla kamuoyuna duyururuz. Ankara’nın Kızılay meydanında yaptığımız açıklamamızda NATO’nun, kurulduğu günden bu yana dünyada ve özellikle ülkemizde gizli, açık yürüttüğü faaliyetlerini, amacını, bugün geldiği noktayı ve bugünden sonra gideceği yeri halkımızın takdirine bir kez daha sunarız.
NATO, askeri ittifak kisvesi altında Amerikan emperyalizminin, üye ülkelerin kılcal damarlarına
kadar uzanan sopasıdır. NATO, emperyalistin de emperyalisti ABD tarafından, gelişmiş Avrupa
ülkelerini kontrol altında tutmak ve gelişmekte olan ülkeleri kendine bağımlı kılmak amacıyla
kurulmuştur.
NATO, kurulduğu günden bu yana dünyanın birçok bölgesinde yürüttüğü gizli, açık operasyonlarla, askeri darbelerle yıkımların ve istikrarsızlık süreçlerinin merkezinde yer almıştır.
Dünyanın neresinde insanlar, kadın erkek, çoluk çocuk demeden, “özgürlük”, “insani görev”,
“medeniyet” aldatmacasıyla öldürülüyorsa, orada mutlaka üstü örtük NATO vardır. NATO’nun
müdahale ettiği ülkelerden geriye, göç, yoksulluk, toplumsal parçalanma gibi derin sosyal yaralar
kalmıştır. En ağır bedel ise kadınlar ve çocuklar tarafından ödenmiştir.
NATO, üye ülkelerin kılcal damarlarına gizli gladyo örgütlenmesiyle ulaşır. Böylece emperyalist
politikaları askeri, siyasi, ideolojik ve kültürel araçlarla ülkelerde yaygınlaştırır ve meşrulaştırır. 150
yıldır emperyalizme karşı devrimlerle direnen Türkiye, NATO gladyosunun en ağır tahribatları
yarattığı ülkedir. Gladyo aracılığıyla 12 Mart Muhtırasını, 12 Eylül Darbesini, 1978’de Maraş,
1980’de Çorum, 1993’te Sivas ve Başbağlar Katliamlarını ve 15 Temmuz darbe girişimini yaşadık;
nice devrimci Kemalist aydınımızı gladyonun suikastlarıyla şehit verdik. En sonunda, NATO gladyosu
olan FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminin ardından tasfiye edilmesi, bağımsız millî devletimizin
inşası için kararlı olduğumuzu gösteren, tarihi bir dönemeçten geçilmiştir.

Emperyalist ABD’nin hegemonyası için hizmet eden NATO’yu elbette en fazla besleyen ABD’dir.
Ancak son dönemde, kendi ekonomik çöküşüyle boğuşan ve İran savaşında bozguna uğrayarak
hegemonyasını kaybeden Amerika şimdi, NATO’yu kilise avlusuna terk etme noktasına gelmiştir.
Sanayileri çöküşte olan Avrupa ülkeleri de güvenmedikleri ABD’nin güvenilmez aracı NATO’yla ne
yapacaklarını düşünüyorlar.
7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak NATO zirvesinde NATO’nun nasıl kurtulacağı
görüşülecektir. Ama NATO kurtulamayacaktır! Bu bir varsayım veya temenni değil, somut bir
gerçektir. ABD hegemonyası bittiğine göre, emperyalist neoliberal ekonominin sonu geldiğine göre
ve birleşen antiemperyalist cephe yeni bir dünya düzeni inşa ettiğine göre, NATO’ya artık bu
dünyada yer kalmamıştır. Varlık nedeni ortadan kalkan NATO’yu hiçbir zirvenin kalp masajı
canlandıramaz. NATO ölmüştür! Ölüm ilanı Ankara’dan yapılacaktır.
NATO marifetiyle büyük zararlara uğrayan Türkiye’mizin, ölü bir NATO’da devam etmeyeceği
günler de yakındır.
Biz, bu Cumhuriyetin yetiştirdiği başı dik, onurlu kadınlar olarak biliyoruz ki, kadını aşağılara
iten, onu ucuz emek gücüne dönüştüren, tüketim kültürünün nesnesi ve öznesi haline getiren
“emperyalizm patentli kültürel çürüme”, NATO’nun bekçiliğinde, NATO sopasıyla önümüze
konmuştur.
Buradan kadınlarımıza soruyoruz! Türk kadını NATO sopasıyla dayatılan ekonomik ve kültürel
bağımlılık koşullarında, özgürlüğüne kavuşabilir mi? Atatürkçü kadınlar NATO boyunduruğu altına
girebilir mi?
Biz nereye yaslanıyoruz; NATO’ya mı, Cumhuriyete mi? Cevapları duyuyoruz: Hayır! Hayır! Hayır!
Ve kadınlarımıza sesleniyoruz! Vatanın bağımsızlığı kadının özgürlüğüdür! Kadınların bağımsız
Türkiye’nin öncü gücü olduğu inancıyla başlattığımız Millî Kadın Hareketi’nde, Türkiye’nin NATO’dan
çıkması için mücadele bayrağımızı yukarılara kaldırıyoruz!
Tam bağımsız Türkiye için kadınlarımızı Millî Kadın Hareketine katılmaya davet ediyoruz!
Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye!
CUMHURİYET KADINLARI DERNEĞİ
