

Doğu Türkistan’da yaşanan insanlık dramını sanatsal bir bakış açısıyla ele alan “Mavi Gök Nerede” adlı tiyatro oyunu, 18 Mayıs Pazartesi günü saat 20.00’de Pendik Atatürk Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor.
Nuh Tiyatro Topluluğu tarafından sahneye taşınan oyun, Doğu Türkistan’daki dil, kültür ve kimlik mücadelesini merkeze alarak izleyiciyi hem duygusal hem de düşünsel bir deneyime davet ediyor. Eserde yalnızca bir coğrafyanın hikâyesi değil; aynı zamanda insanlığın ortak vicdanına seslenen evrensel bir anlatı kuruluyor.

Mehmet Akif Çanakçı’nın kaleme aldığı ve yönetmenliğini üstlendiği oyun; edebiyat, şiir ve müziği bir araya getiren sahne diliyle dikkat çekiyor. Bugüne kadar üç farklı şehirde toplam dokuz kez sahnelenen “Mavi Gök Nerede”, gittiği her yerde izleyiciden yoğun ilgi gördü.
Oyunun sahne kurgusunda geleneksel öğeler ile modern anlatım teknikleri bir araya getirilirken, yer yer interaktif bölümlerle izleyicinin de oyunun bir parçası hâline gelmesi sağlanıyor. Bu yönüyle klasik tiyatro anlayışının ötesine geçen eser, sahne ile seyirci arasında güçlü bir bağ kuruyor.

Etkinliğin sunumunu gerçekleştiren ve aynı zamanda oyunda “halktan biri” karakterine hayat veren Selami Çiçek, projede yer almaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Uzakta yaşanan acıları bir nebze olsun anlamak ve unutmadığımızı göstermek için sahnedeyiz” ifadelerini kullandı.
Yeni sezon oyuncu kadrosunda Sudem Güven, Fevzi Türkmen, Selami Çiçek, Yadigar Barçağ, Türkan Durukan, Mina Çanakçı, Nazmiye Samast, Resul Bal, Gökhan Nair ve Berat Güzeloğlu yer alıyor. Oyunun yazarlığını ve yönetmenliğini Mehmet Akif Çanakçı üstlenirken, metin danışmanlığını Sabahattin Nayir yürütüyor.

Turne sürecinde zaman zaman son dakika iptalleriyle karşılaşılmasına rağmen ekip, sahne yolculuğunu kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
Toplumsal duyarlılığı sanatın gücüyle sahneye taşıyan “Mavi Gök Nerede”, Pendik’te de izleyicilerle güçlü bir bağ kurmayı ve farkındalık oluşturmaya devam etmeyi hedefliyor.

“Mavi Gök Nerede”, bir oyundan fazlası olarak; unutmaya karşı hatırlamanın ve yüzleşmenin güçlü bir çağrısı olarak yankı bulmaya devam etmesini temenni ediyoruz.
