BIST 100
12.448,79 0,64%
DOLAR
43,1931 0,03%
EURO
50,2098 -0,20%
GRAM ALTIN
6.398,48 -0,50%
FAİZ
36,80 -0,76%
GÜMÜŞ GRAM
124,18 -4,12%
BITCOIN
95.721,00 -1,88%
GBP/TRY
57,7464 -0,60%
EUR/USD
1,1596 -0,41%
BRENT
63,31 -4,83%
ÇEYREK ALTIN
10.461,51 -0,50%
İstanbul Parçalı Bulutlu
İstanbul hava durumu
10 °
  • ANASAYFA
  • GENEL
  • ŞAİR YÛSUF NÂBÎ KARACAAHMET’TE KABRİ BAŞINDA DUALARLA YÂD EDİLDİ (1640 – 12 NİSAN 1712)

ŞAİR YÛSUF NÂBÎ KARACAAHMET’TE KABRİ BAŞINDA DUALARLA YÂD EDİLDİ (1640 – 12 NİSAN 1712)

Resim12

[gallery ids="17842,17843"]

(2026-Merkad-i Nâbi Ziyareti Zımnında…)

“Yûsuf Nâbî-i Ruhâvî, milâdî 1640'ta Şanlıurfa'da doğup 1712'de (12 Nisan) İstanbul'da vefât etti…”

Şanlıurfa’nın buram buram rahmet kokan topraklarında neşvünemâ bulmuş, gençlik çağında devrin Pâyitahtına gelerek seçkin kimselerin muhabbet bahçelerinde izhâr ettiği gözalıcı meyveleriyle kısa sürede dikkatleri ve takdirleri üzerine çekmiş ve nihâyet Halep’te (Halebü’ş-şehbâ’da) geçirdiği yirmi küsur sene müddetinde gerek asıl şöhretini kazandığı şâirlik ve söz ustalığı sâhasında gerekse ilmi, irfânı, hikemî üslûbu ve insân-ı kâmil olma vasfıyla sözün o en kıvamlı lezzetini dimâğlara nakşederek gönüllerde taht kurmuş merhûm Yûsuf Nâbî-i Ruhâvî’yi, -lâ râhate fi’d-dünyâ mısdâkınca- “mihmân-gede-i bî-râhat” olarak vasfettiği âlem-i fenâdan -yine kendi ifâdesiyle- “vatan-ı asl (asıl vatanımız)” olarak andığı bekâ yurduna irtihâlinin sene-i devriyesinde biz de merhûm şâirimizin adını taşıyan Derneğimizin çok kıymetli üyelerinin, ayrıca bir bölük Nâbî muhibbânının ve bâhusûs bağrından çıktığı kıymetdâr ailesi ahfâdından saygıdeğer dostlarımızın/büyüklerimizin teşrîfleriyle bu müstesnâ şahsiyeti, bir eserinde vasfettiği üzere belde-i zümrüd-fezâ-yı Üsküdar”daki Karacaahmet Kabristanı’nın Miskinler Sofası bölümünde bulunan kabri başında; Kur’ân tilâveti, hamdele-salvele sadâları, hakkında hüsn-i şehâdetlerin-niyâzların ve kabristânda âşiyân tutmuş kuşların “hû-hû”ları refâkatinde şiirlerinden örnek terennümlerin birbirine karıştığı yarı dünyevî, yarı uhrevî bir hâlet içinde kemâl-i edeble bir kez daha ziyâret ve yâd ederek şâdlık ve bahtiyârlık kesbetmiş olmakla Cenâb-ı Lem-yezel’e hamd ü senâ ve dahî;

Sakın terk-i edebden kûy-i mahbûb-i Hudâ’dır bu,
Nazar-gâh-ı ilâhîdir makâm-ı Mustafâ’dır bu…
beytiyle başlayan Na’tını ithâf ettiği Nebiy-yi muhterem, Rasûlü’s-sakaleyn Efendimize ve âline-ashâbına salât ü selâm ederiz.

Umulur ki merhûmun dahî rûh-i azîzi bilvesîle bir kerre daha şâd u handân olmuş olsun.

On yılı aşkın bir süredir mu’tâdımız olan bu bereketli faaliyeti bu yıl da bizimle paylaşıp iştirâk eden birbirinden kıymetli dostlarımıza, husûsen ilk defa teşrîfleriyle bizi bahtiyâr kılan Nâbî torunu Mahmut Şevket Haberveren Beyefendinin şahsında ziyârette hâzır bulunan âile efrâdına/dostlarına ve Yûsuf Nâbî Efendi’ye ve eserlerine olan ilgi, hayranlık ve nâçizâne hizmet arzûmuzu, bendenizi teşvîk ve taltifleriyle Dernek çatısı altında kurumsallaştırma cesâretini kuşanmaya sevkeden azîz hocam, ağabeyim Prof. Dr. Hüsrev Subaşı’na şükrânlarımı sunarım.

Şâirimizin;
Eğerçi köhne metâ'ız revâcımız yokdur,
Revâca da o kadar ihtiyâcımız yokdur.
buyurduğu üzere bizlerin ona katacağı bir şey olmadığı gibi bilakis bizim onun kaleminden süzülüp akan hikmet pınarının fikren, rûhen, irfânen v.d. pek çok hususta istifâdemize âmâde olduğu bilinciyle gayretlerimizin devâmına ve günümüz insanının ve gelecek nesillerin gönlünde/zihninde faydalı izler bırakmaya bizi muvaffak kılmasını Cenâb-ı Hak’dan niyâz ederiz…

Saygılarımla,
Sıddık ALTUNBAŞ
Şâir Yûsuf Nâbî Derneği Başkanı

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?