
Enflasyon gerilerken faiz beklentileri güçleniyor, ticarette stratejik dönüşüm hızlanıyor. Uluslararası piyasalarda enflasyon verilerinin zayıflaması, merkez bankalarının faiz politikalarında değişiklik ihtimalini gündeme taşırken, küresel ticarette güvenlik ve stratejik dayanıklılık ön plana çıkıyor.
Dünya ekonomisi 2026 yılının ilk aylarında belirsizliklerle birlikte yeni fırsatları da barındıran bir sürece girmiş durumda. Uluslararası kuruluşların son raporlarına göre küresel büyüme sınırlı da olsa devam ederken, enflasyon cephesindeki gerileme dikkat çekiyor. ABD ve Avrupa’da açıklanan son veriler, fiyat artış hızının yavaşladığını ortaya koydu. Bu durum, piyasalarda faiz indirimi beklentilerini güçlendirirken, yatırımcıların yön arayışını da hızlandırdı.
Öte yandan ticaret politikalarında önemli bir paradigma değişimi yaşanıyor. Ülkeler artık ticareti yalnızca ekonomik kazanç üzerinden değil, stratejik güvenlik ve tedarik zinciri dayanıklılığı açısından değerlendiriyor.
Uzmanlara göre, önümüzdeki dönemde ekonomik büyümenin ana belirleyicileri para politikası kararları ve jeopolitik gelişmeler olacak. Özellikle enerji ve gıda fiyatlarındaki seyir, küresel enflasyonun yönünü tayin edecek temel unsurlar arasında gösteriliyor.
Ticarette ise bölgesel anlaşmaların ve yerli üretim politikalarının öne çıkması bekleniyor. Bu durum, küresel rekabetin şeklini değiştirecek yeni bir dönemin habercisi olarak yorumlanıyor.
