
Bağımlılık, kişiye pek çok olumsuz etkisi olan (fiziksel, ruhsal ve sosyal) bir beyin hastalığıdır. Şiddet kavramı ise kişilerin fiziksel, cinsel, ekonomik veya psikolojik açıdan zarar gördüğü ya da zarar görmesi muhtemel tutum ve davranışların bütünüdür. Şiddet; kayıtlarda fiziksel, psikolojik, cinsel, ekonomik, dijital, flört şiddeti ve ısrarlı takip olarak çeşitlendirilebilmektedir. Bağımlılığın ve şiddettin kişide fiziksel, ruhsal ve sosyal açıdan pek çok olumsuz sonuçları vardır.
Şiddet sorunsalı bağımlılıkla ile iç içe geçmiştir.Aile içi şiddette ailenin bağımlılık öyküsünün de olduğu durumlarda travmatik yaşantılarında varlığı ile açık ve izlenilebilir bağımlılık izleri görülmektedir. Şiddet ve bağımlılık bireyi, aileyi ve toplumsal huzuru tehdit eden birbiri ile bağlı nedensellik bağı kurulu başlı başına iki unsurdur. Şiddetin de tıpkı bağımlılıkta olduğu gibi “yap, bırak, tekrar aynı” gibi bir döngüsü mevcuttur.
Döngüyü aktarırken üç basamaktan bahsedilir: İlk aşama, gerginliğin tırmanmasıdır. Bu dönemde taraflardan birisi dengeleyici bir tutum sergilerken diğer taraf gerilimi tırmandırma eğilimindedir. İkinci aşama, şiddet aşamasıdır. Bu aşamada şiddet, çeşitli boyutlarda uygulanmaktadır. Şiddet uygulayıcısı, uyguladığı şiddete kendi içerisinde bahaneler bulmaya ve çoğu zamanda manipülatif yöntemlerle, kimi zaman “Abartıyosun, Histeriksin, Çok duygusalsın” gibi ithamlarla karşı tarafı suçlayıcı tutum ile yaklaşmaktadır. Bu gibi ithamlar psikolojik şiddetin yansımalarıdır ancak psikolojik şiddet gören mağdur bunu anlayabilecek ruh halinde değildir. Şiddet gören mağdur daha da kabuğuna çekilebilir ya da öfkesini yansıtacak başka bir alana yönelebilir.
Son basamakta “balayı aşaması” dediğimiz şiddet failinin kendini manipülatif yöntemlerle ikna kabiliyetini de kullanarak kendini temize çıkarması, hiçbir şey yaşanmamışçasına olayları küçümsemesi ile karşımıza çıkmaktadır. Balayında şiddet uygulayıcısı özür diler ve süreci normalleştirmeye çalışır. Şiddet mağduru kişi bu süreçte uygulayıcının özrünü “bir defadan bir şey olmaz, affedeyim bir daha yapmaz” diyerek kabul edip süreci normalleştirirse döngü başa dönerek tekrarlamaya devam edecektir.
Uyuşturucu, alkol ve teknoloji bağımlılığı aile temelinde en çok sorun oluşturan ve ailelerdeki dinamikleri yok eden ilişkileri etkileyen bağımlılıklardır. Bu tür bağımlılıklar, kişilerin manevi ve bedeni sağlığını etkileyerek iş, aile ve sosyal yaşamında ciddi problemler doğurur. Kişisel bir problemden ziyade -ki çoğu zaman kişi kullanıcılığı bir problem olarak görmez- aileye yansıyan büyük bir problemdir. Bağımlılıklar şiddetle sonuçlanan bir döngüye aileyi dahil eder, hem bağımlılığım hem de şiddetin sonuçları aileyi daha çıkılmaz bir sürece sokar. Aile bağları zayıflar, aile de ekonomik problemler daha görünür bir hal alır, yaşanılan olumsuz anılar özellikle çocuklar olmak üzere travma olarak hayatlarında yer alır. Aile içinde görünen psikolojik şiddet çoğu zaman farkedilmez.
Kapıda beklemeyi habersiz iş yerine veya konuta gelmeyi, iletişim araçları ile sürekli temasta olmayı istemeyi; “rahatsızlık”, Tehdit ve hakaret mesajlarını “tartışma”, Banka hesaplarına el koymayı ve tüketimleri kendi lehine kısıtlamayı “mali anlaşmazlık”, Çocuğu manipüle etmeyi “anne baba ile iletişim sorunu”, Takip edilmeyi ve izlenilmeyi “kanıtı olmayan iddia” olarak görmeyi bıraktığımızda sorunlar daha net görünür olacak ve çözümü daha basit olabilecektir. Bağımlı veya şiddet failine karşı sınırların korunması elzemdir. Durumun ciddiyetinin farkında olup bu alanda çalışmalarla bilinçlenmeli ve bağımlı ya da şiddet failine nasıl yaklaşılması hususunda destek alınmalıdır.
Bu alanda çalışmalarda istenilen bağımlılıkla ve şiddetle mücadele de farkındalığın, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin kurumlara ulaşılabilirliğinin artırılması ve kurumlar arası işbirliği üzerinedir. Kişileri ruhsal, sosyal ve ekonomik anlamda etkileyen bağımlılık ve şiddeti salt sağlık alanındaki ya da yargı alanındaki uzmanlara bırakmak toplum içinde sağaltımı sağlamayacaktır. Toplumsal dayanışma, kurumların işbirliği, mevzuatın uygulanabilirliği ile ancak sağlıklı ve huzurlu bir toplumun inşası mümkün olacaktır.
Şiddet mağduru ya da yakını iseniz 112 numaralı acil hattından, ALO 183 ve KADES uygulaması üzerinden destek isteyebilirsiniz. Kolluk kuvvetlerinden tedbir kapsamında Şiddet Önleme Merkezleri (şönim) ile kadın konukevlerine yerleşimi talebinde bulunabilirsiniz. Destek almadan çekinilmemelidir.
Bağımlılıklarla mücadele kapsamında ücretsiz ve gizlilik esaslı olarak çalışan YEŞİLAY DANIŞMANLIK MERKEZİ (YEDAM) 115 hattı üzerinden ve bulunduğunuz il merkezlerine ve yerel yönetimlere bağlı Bağımlılıkla mücadele hizmetleri Sosyal Uyum Destek Merkezleri (SUDEM) iletişim kurabilir, psiko sosyal destek talebinde bulunabilirsiniz. Yalnız değilsiniz...

