DOLAR 31,2121 % -0.04
EURO 33,8746 % -0.01
STERLIN 39,5555 % -0.1
FRANG 35,5155 % -0.07
ALTIN 2.041,25 % 0,03
BITCOIN 1.898.482 7.006
izmir escortescort konyaankara bayan escortümraniye escortPendik escortKurtköy EscortKadıköy EscortKartal EscortBostancı EscortManavgat escortgaziantep escortgaziantep escortBahçeşehir Escorthttps://goldlightjewels.com/konya escortankara escortvdcasinobets10bahsegel10 girişMatadorbetataşehir escortMarsbahismarsbahisSpace Fortuna CasinoikimisliJackpot Bob CasinoBaywin Güncel GirişMebbismarsbahisonwinjojobetmarsbahisimajbetcasinovaleholiganbetbetkomtrendyol indirim kodu

Ülkemizde Orta Sınıf Diye Bir Sınıf Kalmadı

Yayınlanma Tarihi : Google News
Ülkemizde Orta Sınıf Diye Bir Sınıf Kalmadı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Aralık ayında gerçekleşen enflasyon oranının % 2,93 , yıllık olarak da enflasyon oranının % 64,77 olduğunu açıkladı.

Fiyatların günden güne arttığı, her günün bir önceki günü arattığı ve iğneden ipliğe her şeye zam geldiği, bununla birlikte enflasyonun bir türlü düşmediği, ya da düşürülemediği, ayrıca kontrol altına alınamadığı bir ülkede yaşıyoruz. Aslında yaşamak zorunda kalıyoruz. Hem ülke olarak, hem de vatandaş olarak resmen ekonomik savaş veriyoruz.

Hükümet, enflasyonu tek haneli rakamlara indirmek için yoğun bir çaba sarf ediyor. Enflasyonla mücadele için ekonomik paketler hazırlıyor ve ekonomik tedbirler alıyor.

Fakat enflasyonla mücadele etmek hiç de kolay değildir. Ekonomik anlamda maliyetlerin düşmediği takdirde enflasyonun tek haneli rakamlara indirmek mümkün değildir. Çünkü ülkemizde maliyet enflasyonu çok yüksektir. Önce üretim maliyetlerini düşürmek gerekiyor.

Tabi ki bu da hiç de kolay değildir. Çünkü ekonomiyi bir türlü kontrol altına alamıyoruz. Sürekli olarak artan akaryakıt fiyatları, yüksek enerji fiyatları, yüksek girdi maliyetleri, yüksek enflasyon, ekonomiyi sürekli olarak sekteye uğratıyor. Bir türlü belimizi doğrultamıyoruz.

Bir de ülkemize yapılan ekonomik saldırılar, ekonomik baskılar, dış güçler, spekülasyonlar ve manipülasyonlar… Bunların yanında bir de terör belası var.

Üretim noktasında tamamen dışarıya bağımlı bir ülke haline geldik. İğneden ipliğe hemen hemen her şeyi ithal etmek zorundayız. Özellikle de tarım ürünleri alanında. Tahıl ve bakliyat ürünlerini, ayrıca birçok gıda ürününü, ülkemizde yeterli üretim yapılmadığı için mecburen ithal ediyoruz. Çünkü başka çaremiz yok.

Yapılan ithalat , paramızın dışarıya kaçmasına sebep oluyor. Bunun anlamı; Ülkemizde ki dövizin yurtdışına çıkması demektir. Yani cari açığın en büyük sebeplerinden birisi de, ithalatın yüksek olmasıdır. Çünkü ülkemiz, İhracat gelirleri açısından oldukça zayıf bir ülkedir. İthalata dayalı bir ülkenin yapabileceği çok fazla bir şeyi yoktur. Tek çare; Türkiye’nin kendi kendine yeten bir ülke olması, ayrıca ithalatın azaltılması ve İhracatın yükseltilmesi gerekmektedir.

Ekonomiyi en çok etkileyen faktörlerden birisi de dövizin sürekli olarak yükselmesi ve cari açığın artmasıdır. Özellikle dolar ve Euro kurunu kontrol altına alamıyoruz. Böyle giderse dolar ve Euro kuru daha da çok artacaktır. Hal böyle olunca da ekonomimiz bir türlü düzelmiyor.

Madalyonun bir de öteki yüzü var

Dolar ve Euro’nun çıkması bazı kesimlerin işine geliyor. Çünkü parası olan zenginler daha çok zenginleşiyor. Bu arada fakir olanlar daha da fakirleşiyor. Zaten zar zor geçinmek zorunda kalan halk, daha çok zor günler yaşayacaktır.

Ülkemizde Orta Sınıf  Diye Bir Sınıf  Kalmadı

Eskiden Ülkemizde bazı sınıflar vardı ; Zenginler sınıfı, orta sınıf ve fakirler sınıfı. Ama son yıllarda bu sınıflar değişti. Artık yalnızca zenginler sınıfı ve fakirler sınıfı kaldı. Yani orta sınıf ( orta direk) bitti. Kısacası orta sınıf artık fakirleşti. Günden güne de daha da fakirleşiyor.

Ekonominin düzelmesi için enflasyonun düşürülmesi şarttır

Covid-19 ile başlayan ve Rusya-Ukrayna, İsrail-Filistin arasında ki savaşların meydana getirdiği ekonomik kriz , ayrıca yüksek enflasyon, şu an itibariyle ülkemizin en büyük sorunlarından birisidir. Ayrıca öncelikle çözülmesi gereken sorunların en başında geliyor.

Alım gücümüzün günden güne azaldığı, ağırlığını omuzlarımızda hissettiğimiz yüksek enflasyonun bir an önce düşmesi yönünde el birliğiyle, hem hükümetin, hem de biz tüketicilerin bir şeyler yapması gerekiyor.

Burada Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) politika faiz kararı hakkında yorum yapmak istemiyoruz. Doğrudur, yanlıştır tartışılır.

Enflasyon kendi kendine düşer mi?

Enflasyon kendi kendine düşmeyeceği için, bizlerin enflasyonu düşürmek için bir şeyler yapması gerekiyor. Özellikle aşırı tüketimden vazgeçmek zorundayız. Taleplerimizi kısmak zorundayız. Çünkü enflasyonu etkileyen en büyük faktörlerin başında arz ve talep dengesi gelmektedir.

Saygılarımla!

YORUM YAP