DOLAR 32,8384 % 0.06
EURO 35,2500 % -0.14
STERLIN 41,7592 % 0.02
FRANG 36,9303 % 0.09
ALTIN 2.450,34 % 0,21
BITCOIN 65.315,99 -1.565
ankara bayan escortPendik escortKadıköy EscortBostancı Escorthttps://goldlightjewels.com/ankara escortataşehir escortSpace Fortuna CasinoikimisliJackpot Bob CasinoMebbistrendyol indirim koduhttps://fedsang.org/silksleura.comistanbul escort bayanseocasibommatbetcasibomistanbul escortcasino sitelericasino sitelerideneme bonusu veren sitelerankara escortbettiltGrandpashabetgrandpashabetMeritkingMeritkinggrandpashabetgrandpashabetMeritkingcasibomcasibomcasibomjojobetcasibomcasibomjojobetbetebetmarsbahis jojobetjojobetmatadorbetgaziantep escortgaziantep escortbettiltbahsegelbahiscom girişjojobetjojobet
İbrahim DİNÇ TÜM YAZILARI

İBRAHİM DİNÇ: “ÜSTÂD NECİP FAZIL KISAKÜREK (1904 – 1983)…”

Yayınlanma Tarihi : Google News
İBRAHİM DİNÇ: “ÜSTÂD NECİP FAZIL KISAKÜREK (1904 – 1983)…”
0
  •  “Sultanu’ş Şuara, fikir, dava ve aksiyon adamı Üstad Necip Fazıl Kısakürek’i, vefatının 41’inci yıl dönümünde rahmetle anıyoruz.

Üstadımızın bir ömrü, fikir ve eserleriyle döneminin yıkıcı propagandalarına karşı, bilhassa gençlere, kurtuluşun iman ve aksiyonda olduğu gerçeğini anlatmakla ve kadim medeniyetimizin bu topraklarda tekrar yücelmesi için türlü çile ve mücadelelerle geçti.

Türk Edebiyatının şair, hikâye, piyes yazarı, gazeteci ve fikir adamı, fikirleri ile yol gösteren örnek dava adamı Necip Fazıl Kısakürek, 1904 yılında İstanbul’da doğdu. Gedikpaşa’da önce Fransız, sonra Amerikan mektebi, Büyükdere Emin Efendi mahalle mektebi, Büyük Reşid Paşa Numune, Vaniköy Rehber-i İttihad mekteplerinde okuduktan sonra Heybeliada Numune Mektebinden mezun oldu. Heybeliada Bahriye Mektebine kaydoldu. 1921’de İstanbul Dârülfünun Felsefe Bölümüne yazıldı, buradaki öğrenimini tamamlayamadan 1924 yılında devlet bursu ile felsefe tahsili için Paris’e Sorbonne Üniversitesine gitti. Türkiye’ye dönüşünde İstanbul ve Anadolu’da bazı bankalarda memuriyet ve müfettişlik yaptı. Bir Fransız mektebinde, Ankara Devlet Konservatuvarında, İstanbul Güzel Sanatlar Akademisinde ve Robert Kolej’de çeşitli dersler okuttu. 1942’den itibaren memuriyeti bırakıp tamamen yayın hayatına başladı.

İlk şiirleri 1922’de Yeni Mecmua’da yayımlandı…

Kaldırımlar adlı şiir kitabıyla büyük ilgi gördüğü için “Kaldırımlar Şairi” olarak anıldı. Milli Mecmua, Hayat ve Varlık dergilerinde şiirleri yayımlandı. 1929-1936 yılları arasında Ağaç dergisini yayımladı. 1943-1978 yılları arasında Büyük Doğu dergisinin ve Büyük Doğu yayınlarının sahibi ve yazarı olarak çalıştı. Son Posta, Yeni İstanbul, Babıali’de Sabah, Bugün, Millî Gazete, Hergün ve Tercüman gazetelerinde yazıları yayımlandı. Şiir kitaplarının yanı sıra tiyatro, hikâye, roman, hatıra, din-tasavvuf, deneme, fıkra, siyasî-tarihî inceleme türü eserleri de bulunmaktadır.

‘Örümcek Ağı, Kaldırımlar, Ben ve Ötesi, Sonsuzluk Kervanı’ adlı şiirleri Çile isimli kitaplarında yayımlanan Kısakürek ‘Tohum, Bir Adam Yaratmak, Künye, Yunus Emre, Kanlı Sarık, Para, Mukaddes Emanet, Sabır Taşı, Reis Bey, Nam-ı Diğer Parmaksız Salih, Ahşap Konak’ gibi tiyatro eserleri kaleme aldı. Şiir ve tiyatro oyunları yanı sıra hikâye ve romanlar da yazan Kısakürek’in öyküleri, Bir Kaç Hikâye, Bir Kaç Tahlil adı altında neşredildi.

“Sabır Taşı oyunuyla 1940 Cumhuriyet Halk Partisi piyes yarışması birinciliğini kazanan Necip Fazıl Kısakürek için sanat hayatının 50. yıl jübilesi Millî Türk Talebe Birliği tarafından 22 Kasım 1975’te yapıldı…”

25 Mayıs 1980’de doğumunun 75. yılı vesilesiyle Kültür Bakanlığı kendisine ‘Büyük Kültür Armağanı ve Nakd’î Mükâfat’ ile aynı tarihte Türk Edebiyatı Vakfı da, “’ürkçe’nin Yaşayan En Büyük Şairi, Sultânü’ş Şuarâ’ unvanını verdi.

1934 yılında Abdülhakîm Arvâsî ile tanıştıktan sonra büyük bir değişim yaşayan Kısakürek, 1943-1978 arasında 512 sayı yayımlanan Büyük Doğu dergisi yoluyla görüşlerini kamuoyuna duyurdu ve Büyük Doğu Hareketi’ne önderlik etti.

Tüm ömrü vatan, millet sevdasıyla türlü çile ve ızdıraplarla geçen Necip Fazıl Kısakürek, 25 Mayıs 1983 tarihinde İstanbul’da tüm sevdiklerinin boynunu bükük bırakarak dâr-ı bekaya irtihal eyledi.

Türk gençliğinin gönlünde taht kuran büyük mütefekkir, dava adamı merhum Üstâdımızı ilelebet rahmet, mihnet ve büyük özlemle yâd edeceğiz. Unutmadık! Asla unutmayacağız…

İlahî makamında rahat uyu… Mekânın Cennet, makamın Âli olsun Üstâdımız.