DOLAR 32,9325 % 0.1
EURO 35,4411 % 0.1
STERLIN 41,8191 % 0.07
FRANG 36,9287 % 0.22
ALTIN 2.463,22 % -0,26
BITCOIN 61.310,61 -2.272
ankara bayan escortPendik escortKadıköy EscortBostancı Escorthttps://goldlightjewels.com/ankara escortataşehir escortSpace Fortuna CasinoikimisliJackpot Bob CasinoMebbistrendyol indirim koduhttps://fedsang.org/silksleura.comistanbul escort bayanseoCasinomatbetcasibom girişistanbul escortcasino sitelericasino sitelerideneme bonusu veren sitelerankara escortbettiltGrandpashabetgrandpashabetMeritkingMeritkinggrandpashabetgrandpashabetMeritkingcasibomcasibomcasibomjojobetcasibomcasibomjojobetjojobetjojobetjojobetjojobetgaziantep escortgaziantep escortjojobetBahiscomhacklinkholiganbetjojobetjojobetcasibom girişholiganbetBahsegelTürkçe altyazılı pornoholiganbetsetrabetmeritkingmarsbahis
Ekrem KÖSEOĞLU TÜM YAZILARI

DERVİŞ YUNUS SENİ SÖYLER…

Yayınlanma Tarihi : Google News
DERVİŞ YUNUS SENİ SÖYLER…
0

EKREM KÖSEOĞLU’NUN KALEMİNDEN…

13.yy Anadolu’da yoksulluk ve savaşlar… Moğol istilasının önünde yığılıp gelen milyonlar… Gücü oldukça zayıflamış Selçuklu… Böyle bir coğrafyada değişik dil ve kültürden insanların bir arada hayata tutunduğu ortamda manayı büyüterek, gönülleri doyurarak insanlara umut olan bir kapı olmuştur Yunus Emre.

Şairliğini insanlara dert anlatmak ve derde derman olabilmek için kullandı. Onun için kafiye araçtı. İçindeki imanı mısralar, beyitler üzerinden dimağlara işliyordu. Süfli alemden sıyrılıp ulvi alemin hakikatini mısralarla gösteriyordu. İnsanlara kendi içindeki imanın parçalarını güzelliklerini gösterirken sözlerini şiir biçiminde söylüyordu. Bir derviş gibi nefis tezkiyesini, modern zamanlarda hümanizm diye adlandırılan insan sevgisini, bir mürşit gibi Hakka gönülden davetini hep mısralarına işliyordu.

O hakikati anlamak için aşk ateşinde yanmayı anlattı. Hakk’ın müminin kalbinde olduğunu söyledi:

Yan yüreğim yan/Gör ki neler var…

Elif’i ötürü (ötre) ile okuduk. Yani Elif’te O’nu okuduk. Hakkı anladık bildik. Gerisi bir hiç dedi. Yaradılana olan sevginin kaynağında ‘’O’’ var dedi.

Elif okuduk ötürü/Pazar eyledik götürü

Yaradılanı severiz/Yaradandan ötürü…

Dedi ki; ilimden maksat insanın kendini bilmesidir. Kendini bilmeye götürmeyen ilme şaşılır. Kendini bilen rabbini bilirdi elbet.

İlim ilim bilmektir/İlim kendin bilmektir

Sen kendini bilmezsen /Bu nice okumaktır…

Allah’ın cemaline müştaklığını anlattı. Dedi ki:

Yunus’dürür benim adım, gün geçtikçe artar odum, İki cihanda maksudum, bana seni gerek seni…

Bütün aşırılıkları, sahip olunan maddi imkanları, tutkuları hakikat yolunda bir yük olarak görüp sadeliğin, arınık olmanın müminin kalbini onaracağını söyledi.

Bunca varlık var iken /Gitmez gönül darlığı…

İnsanoğlunun ruh haline, acizliğine, çelişkilerine, savrulmalarına dikkat çekti. Hakkın kapısını işaret etti.

Hak bir gönül verdi bana, ha demeden hayran olur, Bir dem gelir şadan olur, bir dem gelir giryan olur…

Kendini asıl yurdundan uzak kalmış bir misafir gibi gördü. Dünyadaki halin gariplik ve boynu büküklük olduğunu gözler önüne serdi:

Acep şu yerde var m’ola, şöyle garip bencileyin. Bağrı başlı gözü yaşlı, şöyle garip bencileyin…

Der ki; insan doğarken ve ölürken yalnızdır ve fani alemden elbet göç edecektir.

Bir garip ölmüş diyeler/üç günden sonra duyalar Soğuk su ile yuyalar/şöyle garip bencileyin…

Tasavvufta Allah’tan gelip tekrar ona varmayı ifade eden şiire devriye denilmektedir.

Yunus Emre ‘’Elhamdülillah‘’ adlı şiirinde yaratılış yolculuğunu, fani aleme vedayı ve baki olana kavuşmayı mısralarına şöyle dizmektedir: Hak’tan gelen şerbeti, İçtik elhamdülillah. Şol kudret denizini, Geçtik elhamdülillah…

Elest bezminde yüce Allah’ın ‘’Kalu Bela’’ buyurduğunda evet dedik yani elest bezminde Haktan gelen şerbeti içip ruhlar aleminde biat ettik. Yaratılma aşamalarından geçtik, demektedir.

Şol karşıki dağları, Meşeleri, bağları, Sağlık safalık ile, Aştık elhamdülillah…

Dağdan kasıt meşakkatler, bağlardan kasıt mutluluktur. Engelleri sıkıntı ve mutluluğun aşıldığı ifade edilir.

Kuru idik yaş olduk, Kanatlandık kuş olduk. Birbirimize eş olduk, Uçtuk elhamdülillah…

Hiçbir şey iken meyve veren hale gelindiği olgunluk aşamalarının tamamlandığı dile getirilir.

Vardığımız illere, Şol safa gönüllere. Halka Tapduk manisin, Saçtık elhamdülillah…

Tapduk Emre’nin yanında eğitimin tamamlanmıştır ve mürşidin güzel öğretilerinin anlatılma zamanıdır.

Beri gel barışalım, Yad isen bilişelim. Atımız eğerlendi, Eştik elhamdülillah…

Helalleşme vaktidir. Tabutumuz hazırlandı, mezarımız eşildi, gidiyoruz. Bu dünyadan darül bekaya göçme anı gelmiştir.

İndik Rum’u kışladık, Çok hayır, şer işledik. Uş bahar geldi geri, Göçtük elhamdulillah…

Dünya hayatı bir kış gibi görülmektedir. Dünyaya geldik çok hayır ve şer işledik artık bahar geldi gidiyoruz, diye seslenmektedir.

Dirildik pınar olduk, İrkildik ırmak olduk. Artık denize dolduk, Taştık elhamdülillah…

Tekrar dirilerek pınar gibi yerden kaynayarak, uyanıp kitleler halinde mahşer alanına varma Yüce Allah’ a erişme günüdür.

Tapduk’un tapusunda, Kul olduk kapısında. Yunus miskin çiğ idik, Piştik elhamdülillah…

Tapduk Emre’nin kapısına yüz sürerek başlayan yolculuk, kemale ererek Yüce Allah’a büyük bir iştiyakla kavuşmayla tamamlanacaktır. Yunus Emre’nin şiirleri, dünya durdukça her mısraı bir vecize olarak çağları aşmaya devam edecektir. Maddenin yükseldiği mananın yok olmaya bırakıldığı çağımızda Yunus Emre’nin öğretilerine, gönül dünyasına ziyadesiyle ihtiyacımız vardır. Bu dünyadan giderken bile dünyadakilere salahiyet dileyen örnek insanı bizlerin her daim hayır dua ile anmamız ve hala canlılığını koruyan öğretilerine sımsıkı tutunmamız dileğiyle.

Biz dünyadan gider olduk kalanlara selam olsun… Bizim için hayır dua kılanlara selam olsun…