
“Âmâlimiz efkârımız ikbâl-i vatandır
Serhadimize kal'a bizim hâk-i bedendir
Osmanlılarız ziynetimiz kanlı kefendir
Gavgâda şehâdetle bütün kâm alırız biz
Osmanlılarız, cân veririz, nâm alırız biz.”
Vatan Şairimiz Namık Kemal’den…

Tarih tekerrürden ibarettir…
Aile toplumun çekirdeğidir. Özüne bağlı, tarihini, kültürünü, gelenek ve göreneklerini bilen toplumlar temelleri sağlam bir devlet oluştururlar. Bu zaviyeden baktığımızda geleceğimizin teminatı sevgili yavrularımızı bu bilinçle yarınlara hazırlamalıyız. Aksi takdirde yaşadığımız ve yaşayabileceğimiz 15 Temmuz ve benzeri hadiselerde çok ciddi yaralar alabiliriz. Uzun vadede yarınlarımıza hazırlıklı olmadığımız takdirde telafisi mümkün olmayan ağır bedeller ödemek zorunda kalırız.

Nasıl bakarsanız öyle görürsünüz…
15 Temmuz 2016'daki askeri darbe girişimi, Türkiye Cumhuriyeti resmi makamları ve yargı kararları doğrultusunda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından gerçekleştirildi. Türk Silahlı Kuvvetleri içerisine sızan bu cunta yapılanması, hükümeti devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla kalkışmada bulundu.
Kahraman milletimizin ve güvenlik güçlerimizin hain darbe girişimi karşısında gösterdiği onurlu duruşu neticesinde hainlerin yenilgiye uğratılmasının ve demokrasi zaferinin onuncu yıl dönümünde Aziz Şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi bir kez daha hüzünle ve minnetle yâd ediyoruz.

Tarih ait oldukları toplumun hafızasıdır…
Ülkemizi emperyalistlere peşkeş çeken bu satılmış alçakların kanlı planları ve eylemleri neticesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’miz acımasızca bombalandı. 86 milyonluk ülkemizin kurumları ve kurumlarının yöneticileri, kuvvet komutanları ve Cumhurbaşkanımız darp edilmeye çalışıldı. Kahraman milletimiz tanklarımızla ezilmek istendi. Önemli kurumlarımız bombalandı. Kahramanlarımız vazifesi başında şehit edildi. İstiklal ve istikbalimize gem vurulmaya çalışıldı. Daha niceleri…
Yaşadığımız hadiselerden ders almalıyız…
Tarihimizde meydana gelen savaşların, kanlı darbelerin ve benzeri hadiselerin neden-sonuç ilişkilerini öğrenmek ve iyi analiz etmek gerekir. Şanlı tarihimize kara bir leke olarak kaydedilen o zifiri karanlık geceyi ve o karanlık kanlı gecenin müsebbibi satılmış vatan haini gürûhları her daim nefretle yâd edeceğiz.
Ne yazık ki, o zifirî karanlık gece aydınlandığında ise 252 kahraman vatan evladımız şehit (184 sivil, 62 polis, 6 asker) 2.194 vatan evladımızı da gazi oldu. Bu hainlerin yaptığı kahpelik ve alçaklık şanlı tarihimizin berrak sayfalarına kapkara bir leke olarak kaydedildi. Koynumuzda beslediğimiz bu alçak hainleri unutmadık, unutmayacağız, her daim kin ve nefretle yâd edeceğiz.
İstiklâl ve istikbâlimiz için gözünü kırpmadan canlarını fedâ eden Aziz milletimizin kahraman evlatları! İlahi makamınızda rahat uyuyunuz. Vatan sizlere minnettardır.
Sözün özü; “Tek Millet, Tek Bayrak, Tek Vatan, Tek Devlet…” Vatanımızı asla böldürtmeyeceğiz…
