ALİ SERDAR ÇOLAKOĞLU – SESİMİ DUYAN VAR MI?

16 Ağustos 2022 0

Bu sıcaklar arttıkça aklıma geçmişte yaşadığımız anılar gelmekte. Bundan 22 yıl önce 16 Ağustos gecesi sıcağın etkisi ile erken uyumak istedim. Hava çok sıcak ve bunaltıcıydı. Uykuya dalmamın ardından martıların çığlıkları uykumun açılmasına neden oldu. Açık pencereden gökyüzüne baktığımda martıların çıldırmış gibi süzülüşleri ve kırmızıya yakın gökyüzünü hala unutamıyorum. Bu sersemlik uzun sürmedi birden bire sarsılmaya başladık. Ayağa kalktım ve Kütüphanenin rafındaki yeni aldığım telefonu ve cüzdanımı ve çok amaçlı çakımı aldım. Telefonu alır almaz ablamı aradım. Dışarı çıktıklarını öğrendim. Annem odasından salavat getiriyordu. Onu sakinleştirmeye çalışıp pencereye paralel vaziyet aldım.  Kütüphanenin devrilmesi ile sıkışmayacak bir alan yaratmak istedim.  Sarsıntı da yön değiştirerek devam ediyordu. Binadan gelen sesler sonun yaklaştığına dair sinyaller verse de yaşama arzusu ağır basıyordu.

17 Ağustos 03.02 45 sn. süren bu sarsıntı çocukluğumdan bu yana yaşadığım en büyük sarsıntıydı. Depremin durması ile önce annemi giydirip dışarı hazırladım. Yanıma çakımı, suyumu, yiyecek ve maşrapa aldıktan sonra beşinci kattan telefonun ışığı yardımıyla apartmanın önüne indik. Cadde ana baba günüydü.  Bir ara polis otosundan depremin şiddeti ve merkez üstü duyurusu yapıldı. Komşularımızı görünce biraz olsun sakinleşmiştik. Her gördüğümüz komşu bizlere can katıyordu.  Aslında sokağa çıkmıştık ama apartmanın önünde sundurmanın altına yerleşmiştik. Sundurma başımıza düşebilirdi. Zaman hızla ilerlerken kötü haberlerde gelmeye başlamıştı. Avcılar’da yıkılan binaların olduğu söyleniyordu. Büyük ağabeyimin oturduğu semtten gelen haberler bizleri kaygılandırdı. Cadde insanlarla dolup taşmıştı. Don gömlek, çarşafa sarılı bedenler yaşam savaşında direnişin örnekleriydi. Saatler ilerledikçe evlere girilip toparlanılmıştı.

Daha önce de depremleri yaşamıştım ama bu deprem hepsinden baskın çıkmıştı. Fındıkzade Cevdet Paşa Caddesindeki evimiz ilk kez 27 Temmuz Adapazarı depremi ile sarsılmıştı. Terasta yemek yerken yakalanmıştık. 12 yaşındaydım. Babam evin daha emin olduğunu söylemişti. Haklıydı yukarıdaydık ve yaşlı babaannem de vardı. Balkonun korkularından dışarıyı seyretmiştik. Sokak panikle dışarı çıkanlarla dolmuştu. İlerleyen saatlerde bir kısım halk evlerine dönmüştü. İlk kez Adapazarı depreminde dua eden yalvarışlara tanık olmuştum. ’99 depremine gelinceye kadar irili ufaklı depremlerle sarsılsak ta 17 Ağustos Milat olmuştu.

Ben sizlerle yaşadıklarımı ve o günkü ruh halimi yansıttım. Marmara depremi ile yaşadıklarımız hiç bir zaman unutulmamalı. Yitirdiğimiz yurttaşlarımızı, deprem bölgesinde yıkıntılar arasındaki çığlıkları unutursak yeni felaketlere yol açarız.

Bu deprem bizlere şunu öğretti ; “Deprem öldürmez, tedbirsizlik öldürür.”  Yaşama sevinciniz hiç sönmesin.

Geçmişte yaşadığımız bu depremde kaybettiğimiz canlara Allahtan Rahmet kalanlara sabırlar dilerim.

2 AĞUSTOS 2021 – ATAŞEHİR

 

 

reklam
BENZER KONULAR
reklam
EĞİTİM-KÜLTÜR
reklam